Doç. Dr. Deniz Oral

Göz Hastalıkları Uzmanı

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Gözde Botox Uygulamaları

Kozmetik amaçlı olarak kullanılmaya başlandıktan sonra hemen herkes tarafından bilinir hale gelmesine karşın, Botox kozmetik uygulamalardan çok uzun zaman önce daha 1980’li yıllarda vücudun çeşitli bölgelerinde kas kasılmalarına bağlı oluşan bozuklukların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Botox, Clostridium Botulinum adlı bakteriden laboratuvar ortamında elde edilen toksininin ticarı adıdır. Bu toksin beyinden sinirler yolu ile gönderilen kasılmayı uyarıcı sinyallerin kaslara ulaşmasını engelleyerek kasları geçici olarak zayıflatır veya felç eder. Toksinin etkisi zaman içinde yavaş yavaş azaldığı için belli aralıklarla Botox uygulamasının tekrarlanması gereklidir. Ancak tekrarlayan uygulamalar sonrasında vücutta toksini parçalayan antikor olarak adlandırılan maddelerin oluşumuna bağlı olarak giderek daha yüksek dozların kullanılması  gerekebilir. Botox erişkinlerde olduğu kadar bebek ve çocuklarda da güvenli bir şekilde uygulanabilmektedir.

Kozmetik amaçlı uygulamalarda deri altına yapılan Botox enjeksiyonu alın bölgesi, kaşların arası ve göz çevresindeki yüz kaslarının gevşemesini sağlar. Böylece bu kasların deride neden olduğu alın çizgileri ve kaz ayağı olarak adlandırılan kırışıklıklar geçici bir süre için ortadan kalkarak daha pürüzsüz bir yüz görünümü ortaya çıkar. Enjeksiyon sonrasında Botox’un etkisi hemen başlar ve 2 hafta içinde maksimum düzeye ulaşarak genelde 3 aydan uzun süre devam eder.

Botox’un tedavi amaçlı olarak en yaygın kullanıldığı göz hastalığı blefarospazmdır. Blefarospazm göz çevresinde istem dışı olarak oluşan kas kasılmalarına verilen addır. Blefarospazmda kasılmalar hastanın göz kapaklarını açmasına hiç izin vermeyecek kadar şiddetli olabilir ve hastanın günlük işlevlerini yerine getirmesini engelleyebilir. Blefarospazma benzeyen bir başka hastalık olan hemifasiyal spazmda ise göz çevresindeki kaslara ek olarak yanak ve ağız çevresi de dahil olmak üzere yüzün bir yarısındaki kaslarda istem dışı kasılmalar söz konusudur. Botoks enjeksiyonları blefarospazm ve hemifasiyal spazm hastaları için standard tedavi haline gelmiştir. Göz çevresinde ve yüzün alt kısmındaki kaslara küçük dozlarda botox uygulanması ile  hastaların %90’ında 3-4 ay süre ile aşırı kas kasılmaları ortadan kalkmakta ve hastaların normal bir yaşam sürebilmesi mümkün olabilmektedir.

Özellikle göz kaslarını uyaran sinirlerde yeni ortaya çıkmış felçler gibi zaman içinde iyileşme beklenebilecek göz kaymalarının tedavisinde de Botox uygulaması yapılabilir. Göz kasları arasındaki dengesizliğin düzeltilmesi amacıyla fazla çalışan kasın Botox enjeksiyonu ile zayıflatılması yoluyla geçici bir süre gözdeki kaymanın düzeltilmesi mümkün olabilmektedir.

Nadir de olsa yüz felci geçirmiş kişilerde felç sonrası yüz sinirinde yanlış iyileşmeye bağlı olarak timsah gözyaşları olarak adlandırılan yemek yerken gözlerde sulanma veya göz çevresinde sinkinezi adı verilen düzensiz kas kasılmaları ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalarda da gözyaşı bezine veya yüzdeki kaslara Botox enjeksiyonu bu sorunları etkili bir şekilde tedavi edilebilmektedir.